| | Üretsiz Blog oluştur

bu benım işte ayyytennnnn:)))

Tarih 25 Ocak 2008, 19:49. Yazan mürre.  
Etiket:

ayayay aytee aytenn atyyy KISKANCIM VE HIRSLIYIM !!!
OLağanüstü biri değiL, sıradışı biri değiL, ulaşılmaz biri değiL;
HERHANGİBİRİYİM BEN ... MaskeLere, çokyüzLüLere, yaLanLara kanmadığımın varın farkına...
SevmeyenLerimi, ardımdan denenLeri anLayan biriyim...
Herkesi sevmek, saymak zorunda değiLim; SizLerin gösteri yapmak zorunda olmadığınız gibi...

HAYATIMA KİMSE GİREMEZ BEN İSTEMESSEM...
KİMSE BAKAMAZ BANA BEN GÖRMEK İSTEMESSEM...
KİMSE ELDE EDEMEZ BENİ BEN İZİN VERMESSEM !!!
BEN SİLERİM İSTEDİĞİMİ,BEN UNUTURUM SEWDİĞİMİ...
NERDEN GELDİKLERİNİ ANLAMAYAZLAR...
ELLERİNDEN KUŞ GİBİ UÇUP GİTTİĞİMDE!!!
DEĞERİMİ ANLAMIYAN ANCA RÜYASINDA GÖRÜR BENİ HER GECE...!!!

HAYATIMDA SAHIP OLMAYI BEKLEDIGIM HERSEYE SAHIBIM! AILEM YASIYOR, IKI ELIM VE IKI AYAGIM VAR, GÖZLERIM GÖRÜYOR, SAGLIGIM GAYET IYI! SEVDIKLERIM HEP YANIMDALAR VE BEN? GERÇEKTEN SEVENLER SÜREKLI DAHA IYI OLMAM IÇIN EN AZ BENIM KADAR EMEK HARCIYORLAR. KIMSEYE MUHTAÇ DEGILIM, KARNIMI DOYURACAK KADAR PARA KAZANIYORUM! SAHIP OLACAKLARIMLA DEGIL SAHIP OLDUKLARIMLA ILGILENIYOR VE DEGERLERIGNI FAZLASIYLA BILIYORUM! ALLAHIM TÜM BUNLAR IÇIN SANA SÜKREDIYORUM! HEP SÜKREDIYORUM!VARSIN VE ÇOK BÜYÜKSÜN!

                                              YA SAHİP OLURSUN BANA BU HAYATTA..
                                              YA DA HAYAL OLURUM KALIRIM RUYALARINDA.. atyy aty aytyty
YA $ARKIN OLUR KALIRIM DUDAKALARINDA.. n556129510_4328
YA DA UZAKTAN GELEN BİR SES OLUR KALIRIM KULAKLARINDA..
YA YALAN OLURSUN DUNYAMDA..
YA DA ALLAHTAN SONRA TEK GERCEGİM OLURSUN TAPARIM SANA..


daha kaç gece geçer yar hasretinle? söyle kaç gece gözyaşın yağmur olur üzerime! hiç gitmediğin düşler kurmak ölümse her gece!
varsın ölüm senden gelsin!
hüznüm sürgün, sevdan bir ömür esir bende!

benden Size Nacizhane Bir Öneri:
En Kötü En Beter Anınızda Bile , O an Şükür edin Herşeye... Ve DUA edin.
Hayırlısına Varırsınız Elbet , Emin Olun
Ama Gerçek Kalp'den DUA ve ŞÜKÜR etmek Lazım İçten...
tanrı deil ALLAH
insalla deil INSH-ALLAH

0 yorum.

adını sen koyyy

Tarih 25 Ocak 2008, 19:40. Yazan mürre.  
Etiket:

n556129510_4328 Vurdum Hislerimı Nefretle Doldum Taşıyorum Ama Sana Söz Veriyorum Öç Alma Sırası Bana Geldiğinde Bu Dünyanın Şah Damarını Keseceğim!...
₪ ₪
Seni unutmayı düşündüm dün akşam,
Bir sigaranın üstüne yazdım ismini
Duman olup atacaktım seni içimden!
Rüzgar sawurup götürecekti küllerini
Sigaram bittiğinde kurtulacaktım senden!
Silecektim gözlerimden hayalini
Ama nerden bilirdim ki
Senden kurtulacağım diye
Seni yudum yudum içtiğimi...
₪ ₪ ₪
Hayatta kimse için ağlamaya değmez
Uğruna ağlamaya değen insan zaten ağlatmaz
Ama yinede ağlarken başını dik tut ki
Göz yaşların uğrunda ağladığın kişi kadar alcalmasın...
₪ ₪ ₪ ₪
Sewmeyi bilmiyorsun suç bendemi neyleyim?
Sewmedin bırakmadın adam gibi seweyim
Sewen çeker acıyı sewmeyen ne bilsin,
Bana aşktan söz etme!
Sewmek kim sen kimsin!!!

0 yorum.

ADIM ADIM AŞK...

Tarih 24 Ocak 2008, 16:56. Yazan mürre.  
Etiket:

atttt bir gizemdi bakışların
soru işaretleri yüklenmiş
kırılmış köprünün ayağı
yol kapanmış belki
iyot kokusu takıldı
                        soru işareti çengeline
                        düştü suya
                        bir rüzgar öpüşü
                        bir dalga teninde

kanatlandı sözcüklerim
deniz feneri ışığı ayaklandı
kıpırdadı süt limanlığı
dinginliğimin,ağırdan
elin eridi elimde
uyuştum soluk alışlarında
gözlerinde şiirsellik
mutlu gemiler yanaştı limana
anlamlı imgeler aktı
dudaklarının kıvrımından bana

kahve gözlerin kısıldı
bir köz düştü bahtiyarlığıma
pembelere büründü ağaçlar
köpük köpüktü
bir hırka,bir çatal çaldı beni
art arda vuruldum
çoğaldın tümcelerimde

sarmalandım an be an
hırsızlar çaldı uykularımı
ben yıldızları sayarken
en parlağı sendin
kayboldum sende
yok oldum
tükendim
şafakla
yavaş
ya
va
ş
.

0 yorum.

siyah gözlerine benide götür...

Tarih 24 Ocak 2008, 16:38. Yazan mürre.  
Etiket:


                        Daha dokunmadan kurudun sen 
                        çöllere bir türlü yağamıyorum ayayay
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür
                        artık bu yerlere sığamıyorum.

Pembe uçurtmalar yolladığından beri
sarardı tiryaki menekşeleri
sonbaharın tozlu kafeslerinde
sevgi turnaları yakalıyorum
turnalar gidiyor;ben kalıyorum
avareyim,asudeyim,yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum 
beylikdüzü  garında banklar üstünde
uyku tutmuyor karanlıkları
yitik düşlerimi kovalıyorum
gölgeler gidiyor;ben kalıyorum.

Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
siyah gözlerine beni de götür
baharın koynundan koparıp sana
ipek bir mendile sardığım yüreğimle
şehzade gülleri gönderiyorum
umutlar kalıyor;ben gidiyorum.

Bütün yelkenlileri,deniz fenerlerini
kaptanları sorgulayan
yanından geçen küheylanların
korku tufanına yakalandığı
siyah gözlerine beni de götür
güneş ülkesinden gelen yiğitler
benzeri olmayan bir dünya kursun
cellat,ayrılığın boynunu vursun.

Usul usul intizarı çürüten
bu hercai diken,bu çılgın ihtiras
sürüklüyor imkansız muştuların
eşiğine gönül vadilerini
bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
düşüyorum tanyerine
ya topla yaralı kırlangıçları
ya da bu vefasız şarkıyı bitir
özgürlüğe giden tutsaklar gibi
siyah gözlerine beni de götür

1 yorum.

çalar elbet aşk kapımızı birgün:)

Tarih 24 Ocak 2008, 16:30. Yazan mürre.  
Etiket:

aytyty Çalar elbet aşk kapımızı bir gün
Kim bilir nasıl da güzeldir böyle sevmek
Ellerini tutup gözlerinin sahilinde gezinmek
Tarifsiz duygularla �Seni seviyorum� demek
Saçlarını okşayıp, kalp atışlarını dinlemek...
                        Budur gönül için en güzel bayram ve düğün.

Çalar elbet aşk kapımızı bir gün
Mutsuzluğumuz serap misali kaybolur gider
Pembeye döner kara bulutlar birer birer
Kuşlarla uyanırsın her gün, her seher
Tek renk açar gönül bahçende güller...
İşte aşktır bu, hayal edip rüyalarında gördüğün.

Çalar elbet aşk kapımızı bir gün
Hasretsen yoluna kilitli kalır hep gözlerin
İsmi ile başlar ve biter bütün sözlerin
Sahibi görürsün onu yerin ve göklerin
Bir bilmecen var artık, hiç çözemeyeceğin...
İşte budur aşk, ağlarken arada bir güldüğün.

Çalar elbet aşk kapımızı bir gün
İhtiyacın yoktur ondan bir başkasına
Eşe-dosta, kardeşe, ana ve babana
Başkasını dinlemez, her sözü atarsın yabana
Ondan başka her şey, yok görünür insana...
İşte budur aşk, her gün artar durur körlüğün.

Çalar elbet aşk kapımızı bir gün
Sebepli sebepsiz sele döner göz yaşların
Karma karışıktır o güzelim duyguların
Kime öncelik vereceğini bilemez olur aklın
Çünkü yarısı sende ise, yarısı ondadır canının...
İşte budur aşk, uğrunda parçalara bölündüğün.

Çalar elbet aşk kapımızı bir gün
Karşılık buldun ise aşkına, buna diyecek yok
Zira mutsuzluk, karşılıksız aşkla başlar daha çok
Denir ki, �kuru kuruya sevgi ile olmaz karın tok�
Biliriz ki, sevgisiz olunca da biter her türlü stok...
İşte budur aşk, çoğu kez bu ikilemde döndüğün.

Çalar elbet aşk kapımızı bir gün
Çökmüş üstüne kara bulutlar inlemektesin
Kimseye derdinden söz edememektesin
Kendinle, baş başasın, her gün içmektesin
Her şeyden, kendinden, ondan nefret etmektesin...
İşte budur aşk �çalar elbet kapımızı �diye düşündüğün

İşte budur aşk; yaşarken, her gün,her an öldüğün.

0 yorum.

CENNET...

Tarih 24 Ocak 2008, 16:24. Yazan mürre.  
Etiket:

atyyy Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi ... Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar ... adam çok susamıştı.. biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular.. rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı, ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın.. Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:
"Afedersiniz...burası neresi?"
Kadın ona gülümsedi: "Burası Cennet, efendim"
Adam bunun üzerine sevinçle "Harika...!!!" dedi "Peki bana biraz su verebilir misiniz, gerçekten çok susadım"....
Kadın cevap verdi: "Tabi efendim, içeri girin... içerde dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz....."
Böylece adam köpeğine döndü, "Hadi oğlum içeri giriyoruz" diyerek kapıya yürüdü......... ama kadın onu birden durdurdu:
"Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez.. hayvanları içeri almıyoruz..."
Bunun üzerine adam bir an durdu.. düşündü.. ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular.... bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular, ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı... adam sordu:
"Afedersiniz.... bana biraz su verebilir misiniz??"
Dede "İçeri gel" dedi.. "kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir ceşme var..."
Adam sordu: "Peki arkadaşım da benimle gelip ordan içebilir mi?"
Dede " Tabii..."dedi.. "ceşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın..."

Bunun üzerine adam kapıdan girdi... biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu.. adam ceşmeden köpek de oracıktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler... derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:
"Su için çok teşekkür ederim... peki burası neresi..?"
Dede "Burası cennet" dedi.. bunu duyan adam şaşırdı:
"Ama nasıl olur..? az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler..."
Dede "şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?" dedi... "ama orası Cehennem..."
Adam iyice şaşırmıştı: "Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz..??"
Dede gülümsedi: "Kızmıyoruz..... çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet'ten uzak tutuyorlar....

0 yorum.

duygu adası...

Tarih 24 Ocak 2008, 16:22. Yazan mürre.  
Etiket:

aty DUYGU ADASI

Bir zamanlar, bütün duygular bir adada yaşarmış. Mutluluk, Üzüntü, Sabır, Öfke, Korku, Kibir, Bilgelik, Sevgi...her türlü duygu bu adada olduğu için bu adaya 'duygu adası' deniliyormuş.
Ada sakini duygular, günün birinde, tesbit edemedikleri bir yerden, adanın bir kaç gün içinde batacağı yönünde ısrarlı anonslar duymuşlar. İlk anda bunun büyük ber şaka olduğunu düşünmüş bazıları,ama anonslar devam ettikkçe, durumun ciddi olduğunu düşünerek, birer ikişer adadan ayrılmaya başlamışlar.
Hemen her duygunun kendine ait bir kayığı yahut gemisi ya da yatı olduğundan, adadan ayrılmak nisbeten kolay olmuş onlar için. Ama Sevgi'nin küçücük bir sandalı bile yokmuş. O yüzden, kendisini alacak birini buluncaya kadar, mecburen adada kalmış.
Duyguların büyük kısmının adadan ayrıldığı günlerden birinde, ada anonsta söylendiği gibi yavaş yavaş batmaya başlamış. Bunun üzerine, Sevgi, yüksekçe bir kayaya çıkıp yardım istemeye başlamış adadan henüz ayrılan diğer duygulardan.
İlk önce, Zenginliği görmüş büyük ve güzel bir yatın içinde. El edip, yüksek sesle bağırmış:
- Zenginlik beni de alır mısın?
Yatın her tarafına yığdığı eşyaları gösteren Zenginlik:
- Hayır alamam. demiş
- Görüyorsun, altın gümüş, zümrüt derken yat doldu. Senin için yer kalmadı.
Zenginlikten vefa görmeyen Sevgi, biraz daha geride, büyücek bir yelkenli görmüş. Dikkatlice baktığında anlamış ki bu yelkenli Kibir'in:
- Kibir, Kibir!... Benim sandalım bile yok, ada da batıyor, yardım et lütfen!
- Sana yardım edemem. demiş Kibir.
- Biraz pejmürde gözüküyorsun; yelkenlimin fiyakasını bozacaksın.
Bu cevap karşısında çok üzülen sevgi, bir kayığa binip kürek çeker vaziyette, Üzüntü'yü farketmiş o sırada. Sevgi bu kez ondan yardım istemeye karar vermiş:
- Üzüntü, seninle gelebilir miyim?
- Ah sevgili sevgiciğim! demiş üzüntü.
- Yalnız gitmeye karar vermiş olduğum için o kadar üzgünüm ki!
Bu cevap üzerine üzüntüsü daha da artan Sevgi, yüzünü adanın öbür tarafına doğru çevirdiğinde, bir mavnanın üzerinde neşeyle zıplayan birini görmüş. Mutlulukmuş bu. Sevgi ona da seslenmiş; ama Mutluluk o kadar mutluymuş ki, Sevginin ona seslendiğinin farkına bile varmamış.
Çaresiz biçimde mutluluğa seslenmeye devam eden Sevgi, ansızın, bir ses duymuşyakınında:
- Buraya gel Sevgi! Seni ben götüreyim.
Sevgi çok sevinmiş ve koşar adım sahile koşup içinden yaşlıca bir adamın kendisine seslendiği kayığa atlamış. Kayıkla fazlaca bir yer itmeden de, adanın büsbütün sulara gömüldüğünü görmüşler.
Sevgi, bu kadar duygu çağırdığı halde onu almazken kendisini kayığına çağıran bu saçı başı ağırmış duyguya teşekkür etmiş defalarca. Ama, Duygu Adasında o güne kadar hiç görmediği bu yaşlıya adını bile sormayı unuttuğunu, ancak karaya varıp da vedalaşmalarından sonra farketmiş.
Sonra da, günlerden bir gün geldikleri bu yeni kara parçasında Bilgeliğe rast gelince, ismini bile sormadığı bu kadirşinas yaşlıyı tarif edip ismini sormuş kendisine.
- O Tecrübeden başkası olamaz. diye cevap vermiş Bilgelik.
- Tecrübe mi? peki niye yalnız o ban yardım etti?
- Çünkü. demiş Bilgelik,
- Sevginin gerçek değerini ancak tecrübe kavrayabilir

0 yorum.

HARBİ DOSTT

Tarih 24 Ocak 2008, 16:20. Yazan mürre.  
Etiket:

atyy gerçek dost

babanın biri evladının arkadaşlık yaptığı kişilerin gerçek dost olmadığı sürekli oğluna söyler ama oğlu onu dinlemez ve karşı çıkar hayır baba onlar benim en iyi dostlarım der.baba peki der o zaman onların gerçek dostun olup olmadığını test edelim der oğlu nasıl der baba git bizim koyunlardan birini kes ve parçala ve sonra parçalarını bi çuvala koy ve gel der.oğlu gider babasının dediğini yapar ve getirir.sonra babası derki şimdi bu çuvali al ve o dostlarına götür ben birisini öldürdüm ve bu çuvala koydum diyerek yardım iste der oğlu ama baba der baba eğer gerçek dostun olup olmadığını görmek istiyorsan yap der oğlu gider dostlarından birisinin kapısını çalar ve ben birisini öldürdüm ve bu çuvala koydum saklamak için bana yardım et der ama dostu hayır git benden uzak dur başımı belaya sokma der ve kovar sonra ikinci bir dostuna gider ama aynı yanıtı alır ve diğerleride aynı tepkiyi verince babasına gelir ve haklıymışsın baba onlar gerçek dostum değilmiş hiçbiri yardım etmek istemedi der.babası sana söylemiştim der ve sonra derki şimdi felanca yere git felanca kişiyi bul ve benim selamımı söyle sonra aynı şeyi ondan iste der oğlu gider adamı bulur babasının selamını söyler ve amca ben birini öldürdüm ve bu çuvalın içine koydum der bana yardımcı olurmusunuz der adam gel bakalım diyerken kendi evinin arka bahçesine götürür ve orda bir çukur kazarak çuvalı çukara gömer sonra bütün bahçeye laleler eker ve arka bahçe tam lale bahçesi olur.oğlan gelir ve babasına olan biteni anlatır baba o adam bana yardım etti çuvalı arka bahçesine gömdü ve sonra tüm bahçeye laleler ekti der babası tamam şimdi yine git ve aynı adamı bul herkesin içinde olmadık hakareti yap ve birde tokat at demiş oğlu şaşırmış ama baba nasıl olur o bize yardım etti ama der babası sen dediğimi yap der ve oğlu gider adamı bulur ve herkesin içinde hakaret eder ve birde adama tokat atar.adam gence şöyle bir bakar ve derki oğlum babana selam söyle ben bir tokata lale bahçesini bozacak adam değilim der.

0 yorum.